| Biyomedikal Mühendisliği ve Biyomedikal Cihaz Teknolojisi :: Forum :: Biyomedikal :: Tıbbi konular |
|
<< Önceki konu | Sonraki Konu >> |
| Böbrek Yetmezliği-Hemodiyaliz-Böbrek Nakli | ||
|
Moderatorler: Yasin Çağan, yavuznuri, Kadir
|
| Yazar | Mesaj | ||
| yavuznuri |
| ||
Site Ana Yöneticisi![]() ![]() Kayıtlı Üye #4 Kayıt Tarihi: 31 Dec 05 saat: 02:45Üniversite:: UCLA (University of California-Los Angeles) Mesaj Sayısı: 922 26 kez 25 mesajda teşekür aldı | Böbreklerimiz omurganın her iki yanında ve karın organlarının arkasında yer alır. Bir böbreğin uzunluğu 11-12 cm, genişliği 5-7 cm ve kalınlığı 2,5-3 cm dir. Böbreklerimiz vücudun en iyi kanlanan organlarındandır. Her bir böbreğin ağırlığı 125-150 gramdır. Buna rağmen kalpten vücuda pompalanan kanın %20 si böbrek lerimizden geçer. Her bir böbrekte yaklaşık 1 milyon adet süzme ünitesi (nefron) bulunur. Böbreklere atardamarlarla gelen kan, bu süzme ünitelerinde kan süzülerek idrar adını verdiğimiz sıvı oluşur. Böbrekte oluşan idrar idrar yollarından geçerek idrar kesesinde biriktirilir. İdrar kesesinde belli bir miktara ulaşan idrar, idrar yapma isteği oluşturur ve üretradan geçerek vücuttan dışarı atılır. Böbrek yetmezliği böbrek fonksiyonlarının geçici ( Akut Böbrek Yetmezliği) veya kalıcı (Kronik Böbrek Yetmezliği) olarak bozulmasıdır. BÖBREK YETMEZLİĞİ SEBEPLERİ Böbrekler başlıca kandaki zararlı madde ve sıvıları kandan idrar şeklinde atmakla görevli organlardır. Bir çok hastalık böbreklerin bu görevlerini yapmasına kalıcı olarak engel olur. Böbrek yetmezliği yapan başlıca sebepler şunlardır. 1) Glomerülonefrit ve Pyelonefrit: Böbreklerin iltihabi hastalıklarıdır. 2) Şeker hastalığı ( Diabet ) : Şeker hastalığı böbreğe zarar veren hastalıkların önemli bir sebebidir. Günümüzde şeker hastalığına bağlı böbrek yetmezliği hızla artmaktadır. 3) Hipertansiyon: Yüksek tansiyon böbrekteki küçük damarlar ve böbrek hücreleri üzerine oluşturduğu zararlı etkilerle böbrek yetmezliği oluşturur. 4)Böbrek ve idrar yollarındaki taşlar: İdrar yolları ve böbrekteki taşlar idrar akımında bozulmaya yolaçarak böbrek fonksiyonlarını bozabilir. 5) Böbrek Damar Hastalıkları: Böbreğe kan getiren böbrek arterlerinin daralma ve tıkanmalarıdır. 6)Böbrek kist ve tümörleri: Multipl Myelom, Amiloidoz, idrar yolu tümörleri başlıca hastalıklardır. 7)Genetik hastalıklar: Ailevi akdeniz ateşi, polikistik böbrek hastalığı ve diğer genetik hastalıklar böbreği tutar. 8)Zehirli madde ve ilaçlar: Kurşun, kadmiyum, lityum gibi toksinler daha nadir görülür. Ağrı kesicilere bağlı böbrek yetmezliği sıktır. BÖBREK YETMEZLİĞİNDE GÖRÜLEN ŞİKAYETLER: Böbrek yetmezliğinde böbrek fonksiyonlarının kaybına bağlı bir çok şikayete yol açar. Başlıca şikayetler şunlardır: - İştahsızlık - Bulantı ve kusma - Zayıflama - Halsizlik ve uyuklama - Bilinç bulanıklığı - Kaşıntı - Vücutta ödem (Sıvı birikmesi) - Nefes darlığı, Öksürük, Akciğerde sıvı birikmesi - Kas krampları - Geceleri idrara çıkma - İdrar miktarında artış - Cinsel fonksiyon bozuklukları - Ateş - Kabızlık veya ishal BÖBREK YETMEZLİĞİNİN OLUŞTURDUĞU SORUNLAR: 1) Kalp ve damar sistemi bozuklukları: Böbrek yetmezliğinin tüm aşamalarında oluşabilecek en önemli sorundur. Bu sorunlar şeker hastalarında, hipertansiyonlularda, kolesterol bozukluklarında, öncesinde kalp hastalığı bulunanlarda ve erkeklerde daha yaygın izlenir. Böbrek yetmezliğine bağlı ölümlerin birinci sebebidir. 2) Kansızlık (Anemi): Hastalar kendilerini yorgun ve halsiz hissederler. Kansızlığın sebebi böbreklerin ürettiği Eritropoetin ( Kan üretimini artırır) hormonunun yetersizliğine bağlıdır. 3) Kemik gelişim bozuklukları: Böbrekte üretilen D vitaminin yetersizliğine bağlıdır. Kemiklerde yapısal bozuklara bağlı kemik ağrıları ve kaşıntı izlenir. 4) Çocuklarda gelişim ve büyüme geriliği: Böbrek yetmezliği ne kadar küçük yaşta başlarsa gerilik o kadar fazladır. Büyüme çağında bu çocuklarda büyüme hormonlarına karşı duyarsızlık gelişir. 5) Beslenme bozukluğu: Hastalığın başlangıç aşamasında hastalar kalori ve protein alımını azaltırlar. İdrarla protein kaybı ve diyet kısıtlamaları bir sebep olabilir. 6) Vücutta Ödem ( Sıvı birikmesi): Ayakbileği çevresinde iz bırakan ödem ve akciğerlerde sıvı birikmesine bağlı akciğer ödemi izlenir. Nefes darlığı, Geceleri sık idrara çıkma, yüksek yastıkta yatma, tansiyon yükselmesi ve kilo artışı görülür. 7) Kalp zarı iltihabı ( Perikardit): Sadece ileri böbrek yetmezliğinde görülür. Kalp zarı içinde sıvı birikir ve ciddi sonuçlara yol açar. 8) Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon): Böbrek yetmezliğinin ilk ve en önemli bulgusudur. Böbrek yetmezliğine gidişi durdurmak için en önemli tedavi tansiyonun kontrol altına alınmasıdır. 9) Kolesterol bozuklukları: Esas olarak karaciğerde kolesterol üretim artışına bağlı gelişir. 10) Potasyum Yükselmesi: Böbreklerden potasyum atılımı azalmıştır. Dietle aşırı potasyum alınımı, Kas ve hücre yıkımına veya alınan idrar söktürücü ilaçlara bağlı gelişebilir. 11) Sol kalp büyümesi: Kansızlık ve hipertansiyona bağlı olarak gelişir. 12) Asidoz ( Kanda asit maddelerin birikmesi): Böbreğin fonksiyon yapamamasına bağlı olarak asitli maddeler vücutta birikir Böbrek yetmezliği tanısında kanda üre ve kreatinin değerlerinin yükselmiş olduğu izlenir. Öncelikle bu durumun geçici(akut böbrek yetmezliği ) veya kalıcı (kronik böbrek yetmezliği ) olduğuna karar verilir. Kronik böbrek yetmezliği tedavisinde 3 farklı yöntem vardır: HEMODİYALİZ 1) Hemodiyaliz: Hastanede veya diyaliz merkezinde hasta kanının bir makine yardımıyle alınarak temizlenip tekrar hastaya verilmesi yöntemidir. Genellikle haftada 3 gün, 4 saatlik seanslar şeklinde uygulanır. Günümüzde kronik böbrek yetmezliğinde en sık uygulanan yöntem diyalizdir. Şu an için ülkemizde yaklaşık 35000 hemodiyaliz hastası mevcuttur. PERİTON DİYALİZİ Karına yerleştirilen bir katater ile uygun sıvılar karın zarına verilir. Belli süre kalan sıvıya kandaki zararlı madde ve sıvılar geçer ve bu sıvı boşaltılır. Hasta bu tedaviyi evde kendi yapar.Genellikle hergün ve günde 3-4 kez uygulanır. Periton Diyalizi iki şekilde uygulanır: 1- SAPD (Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi): Hastanın vücut yapısına göre çocuklarda 100 - 1000 mL, yetişkin insanlarda 2000 - 2500 mL, kadar özel periton diyaliz solüsyonu karın boşluğuna verilir. Vücuda verilen solüsyon 4-6 saat kadar karın boşluğunda kaldıktan sonra yeni solüsyonla değiştirilir. Bu zaman süresince kanda bulunan üre, kreatinin gibi atık maddeler ve vücutta bulunan fazla sıvı, diyaliz solüsyonuna geçer. Karın boşluğuna diyaliz sıvısının verilmesi ve boşaltılması, yer çekimi ile gerçekleştirilir. Bu işleme "Diyaliz Torba Değiştirme İşlemi" denir. Diyaliz işlemi hasta tarafından günde 4-5 kez yapılır. Bu şekilde uygulanan periton diyalizine SAPD (Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi) denir. 2. APD (Aletli Periton Diyalizi) Evde makina aracılığı ile uygulanan periton diyalizi işlemine APD (Aletli Periton Diyalizi) denir. Bu tedavi biçiminde, hasta yatmadan önce set ve solüsyon torbalarını periton diyalizi makinasına yerleştirir ve maki-nasını önerildiği şekilde programlar. Kişi uyurken gece boyunca (8-10 saat), makina karın boşluğuna diyaliz sıvısını verir, bekletir ve boşaltır. Kişinin durumuna göre tedavide değişiklik yapılabilir PERİTON DİYALİZİNİN İYİ YÖNLERİ * Hasta,periton diyalizi hemşiresi tarafından eğitimi verildikten sonra tedavisini kendi başına yapabilir, hastaneye bağımlılığı azalır * Gıda ve sıvı alımı daha serbesttir. * Tansiyon kontrolü daha iyi sağlanabilmektedir. * Hemodiyalizde olduğu gibi kan kaybı görülmez. * Eğitimi basit ve süresi kısadır. * Kalp ve damar sistemine yüklenme az olduğundan, özellikle yaşlı hastalarda ve çocuklarda tercih edilen bir tedavi şeklidir. * Periton Diyalizi, hastanın günlük yaşantısına devamını sağlar (okul, iş, seyahat, tatil) PERİTON DİYALİZİNİN SAKINCALI YÖNLERİ * SAPD' (Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi) de günde 4-5 değişim yapmak gerekir. * Protein kaybı olabilmektedir. * Hastanın karnında sürekli bir kateter kalmaktadır. * APD'de hasta gece boyunca makineye bağlı kalmaktadır. * Enfeksiyon riski vardır -Katetere bağlı enfeksiyonlar -Peritonit (karın içi zarın iltihabı) BÖBREK NAKLİ Böbrek transplantasyonu canıl veya kadavra donörlerden yapılır. Aralarında kan bağı olan akrabalardan alınan böbrekler genellikle hastanın vücudu ile daha iyi uyum gösterir. Bu tür canlı vericilerden yapılan ameliyatlarda hasta ve böbrek donörü önceden ayrıntılı olarak hazırlanır ve en uygun şartlar oluştuğunda transplantasyon gerçekleştirilir. Onun için, canlı vericilerden yapılan transplantasyonun başırı şansı daha fazla, ameliyat riski daha azdır. Bununla beraber kadavra böbreği bekleyen hastaların transplantasyon ünitesine başvurmaları sırasında tüm incelemelerinin ayrıntılı biçimde yapılması ve yeni ilaçların uygulama alanına girmesiyle kadavra donörlerden yapılan transplantasyonların da başarı şansı canlı donörlerden yapılanlara yaklaşmıştır. Ameliyat sırasında nakledilen böbrek kasığın hemen üzerine, sağ veya sol tarafa yerleştirilir. Bu böbreğin atardamarı karın alt kısmında bulunan büyük bir atardamara, toplardamarı da yine karnın bu kısmında bulunan büyük bir toplardamara dikilir. İdrar borusu ise mesaneye ağızlaştırılır. Uygun şartlarda tüm bu ameliyat 2-4 saat kadar sürer. Her ameliyatın kendine göre riski olduğu gibi böbrek nakli ameliyatının da riski vardır. Fakat gelişen yeni teknikler sayesinde ameliyat sırasında ölüm oranı %1'in altına inmiştir. Ameliyat sonrasında, genellikle canlı vericilerden alınan böbrekler hemen çalışmaya başlar ve bir daha diyalize girme gereksinimi kalmaz. Kadavra vericilerden yapılan transplantasyonlardan sonra ise, yeni böbreğin çalışmaya başlaması bazen 2-3 hafta kadar gecikebilir. Bu süre içinde destekleyici diyaliz tedavileri uygulanır, böbrek yeterli olarak çalışmaya başladığında ise diyaliz tedavisine son verilir. Ameliyattan sonra hastanede kalma süresi her şeyin normal geliştiği ve sürdüğü koşullarda, ortalama 2-4 hafta kadardır [ Düzenlendi 06 Dec 07 saat: 17:05 ] BS: Başkent University-Biomedical Engineering MS: Bilkent University-UNAM-Materials Science and Nanotechnology PhD: University of California-Los Angeles (UCLA)-Biomedical Engineering | ||
| Başa dön |
| ||
| rasim yildirim |
| ||
ryildirim03![]() Kayıtlı Üye #136 Kayıt Tarihi: 12 Mar 06 saat: 07:52Üniversite:: 9 eylül Mesaj Sayısı: 265 10 kez 10 mesajda teşekür aldı | abi taş varsa kırarım itina ile | ||
| Başa dön |
| ||
Ondan istanbulla ilgili haberler daha çok dikkat çekiyor 






