Yazdır |
Kaydet 
AB Eğitim ve Gençlik programlarından Leonardo da Vinci programıyla ben ve arkadaşlarımın hazırlamış olduğu gayet güzel bir çalışma.Bu raporu ulusal ajansa vermek ve siz meslektaşlarımızında faydalanacağını düşünerek hazırladık.Bu raporda yapmış olduğumuz çalışmaları,sosyo-kültürel faaliyetleri,programın amacı,mesleki deneyimimizi de yazmış olduğumuz staj raporuyla görebileceksiniz.Sizlere faydalı olabilecek gayet güzel bir çalışma.Bu raporu ilginizi çekeceğini düşünerek paylaşmak istedim.Umarım faydası olur...Gönderen metkar
BİYOMEDİKAL STAJ RAPORU
Yazdır |
Kaydet 
Her öğrencinin başını ağrıtan, uykularını kaçıran hatta kabusu olan birşey vardır ki oda bitirme tezidir. Özellikle Lisans, Yüksek Lisans, yada Doktora öğrencileri için en ciddi kabustur. 2-4 yıllık keyifli eğlenceli yangel yat pozisyonundaki öğrencilik hayatımızın sonunda bize kabus gibi bir yıl yaşatarak intikamını alır. bu sorunun bir çok çözümü var genelde lisans öğrencileri tezlerini copy paste şeklinde yaparlar yazılmış yabancı bir tezi türkçeye uyarlamak yada mixing dediğimiz birkaç tezin içinden parçalar alıp yeni bir genetik yapıya sahip tezler ortaya çıkarmaktadırlar. Lisans derecesinde bunlar pek sorun teşgil etmez çünkü bitirme tezleri çok incelenmez lisans eğitiminde. Ama yüksek lisans ve doktora mertebesinde teziniz gider gider geri döner. Artık saç baş yoldurur. Olan saçları döker olmayana kafa derisini tırmalatır. Tezimi yazarken kullandığım biz Türk öğrencilerinin hizmetine sunulmuş ama %99,6 mızın(uptime oranı gibi oldu.) bihaber olduğu bir site varki şimdi burada onu açıklıyorum, YÖK evet yanlış okumadınız YÖK... hergün defalarca küfür ettiğimiz o muhteşem kurum bizim için öyle bir hizmet hazırlamış ki yemede yanında yat. Çok fazla uzatmayacağım işte burada üye oluyorsunuz günde en fazla 10 adet Tez indirme hakkınız var, tezin ek kaynakları ile beraber...Herkeze kolay gelsin.
http://www.yok.gov.tr/tez/tez_tarama.htm
Yazdır |
Kaydet  Dünya biyomedikal mühendislik eğitimi 1960'larda ABD'de başlamıştır. ABD'de biyomedikal cihaz ima latçıları, müşterileri bütün fabrikalarından uzak oldukları için müşterilerine aynı anda servis veremedklerinden bu alanda uzman mühendis ve teknisyen eğitimine ihtiyaç doğmuştur. Biyomedikal mühendislik bugün dünyada yüksek tek nolojiyi an fazla kullanan bir büimdalı olarak gün geçtikçe gelişmekte ve birçok cihaz yeni model olarak piyasaya sürülmektedir. Bu alandaki teknolojik gelişmeleri takip edebilmek için Avrupa ve diğer ülkelerde de 1970lerden itibaren biyomedikal mühendislik eğitimi başlamış bulunmaktadır. Ülkemizde Atom Enejisi Kurumu (AEK). Ankara Mer kezilnde 1960 sonlarında nükleer tıp ve medikal elek tronik cihazları tamiratı başlamış, Ankara Üniversitesi Tıp ve Fen Fakülteleri ile ortak bir biyomedikal eğitim merkezi kurma çabaları tahsisatsızlık nedeniyle gerçekleşmemiştir. 1970lerde SSYB ve SSK kısıtlı im kanlarıyla Ankara'da bakım > onarı m merkezleri kur muşlardır. Bu amaçla GENTO desteği ile TÜBİTAK Marmara Eğitim Merkezi'nde BODE grubu kurulmuştur. Bu grup ana amacı biyomedikal cihaz tamiratı ve servisi olmasına rağmen 1980 başlarında dağılmıştır.
Gönderen Yasin Çağan
TÜRKİYE'DE BİYOMEDİKAL MÜHENDİS VE TEKNİSYEN EĞİTİMİ
Yazdır |
Kaydet 
Bu çalışmada, öncelikle Biyomedikal Mühendisliği ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği programları karşılaştırılmıştır. Özellikle, Amerika Birleşik Devletleri üniversitelerindeki Biyomedikal Mühendisliği programlarında, ana tasarım projesi çalışması; endüstri, klinik ve ABET açısından incelenmektedir. Ülkemizdeki benzer durum; Biyomedikal Mühendisliğine yer veren Elektrik-Elektronik Mühendisliği programları, MÜDEK açısından değerlendirilmiştir.Gönderen xsenonjackal
BIYOMEDIKAL MUHENDISLIGI EGITIMINDE ANA TASARIM PROJESI CALISMASI
Yazdır |
Kaydet 
Behçet hastalığının çoklu yapay sinir ağları algılamasıyla optohalmic atardamar doppler işaretlerinin dedeksiyonuGönderen biotech
Detection of ophthalmic arterial doppler signals with Behcet disease using multilayer perceptron neu
Yazdır |
Kaydet 
Acil Servis ! Her hastanenin kıyısında – köşesinde bulunan ancak ne amaçla oluşturulduğu halen kafamızda netleşmediği için hastalar tarafından bazen poliklinik bazen de sorunlarına umut kapısı gibi görünen ama çalışan personel için ya sürgün merkezi ya da angarya işi olarak kabul edilen; ne çalışanın ne de gelenin memnun olmadığı bir yerdir. Acil servisler neden mutsuzluk odakları olmak zorundadır? Daha güler yüzlü, verimli bir ortam haline dönüştürülemezler mi? Elbette mümkündür. Önce Acil servis nedir, nasıl olmalıdır sorusuna yanıt arayalım. Belki de nasıl olmalıdır sorusunu yanıtladıktan sonra diğer soruların yanıtlarını daha kolay bulabileceğiz. Çünkü çevremizdeki fiziksel ortam, çalışırken hayatımızı kolaylaştırdığı oranda biz daha uyumlu çalışacak ve daha mutlu olabileceğiz. Gelen hastada daha mutlu olabilecektir.Acil servisin kapasitesi, gereksinim duyulacak üniteler, bu ünitelerin gereksinime göre planlanması bu bildiri ile sunulmaya çalışılacaktır. Yazının Devamı...
Yazdır |
Kaydet 
Türk Kardiyoloji Derneği Pacemaker, Aritmi ve Elektrofizyoloji Çalışma Grubu Türkiye'de kalıcı kalp pilleri ile ilgili verileri değerlendirmek amacıyla bu çalışmayı gerçekleştirmiştir. Toplam 40 hastaneden alınan sonuçlar 2000, 2001 ve 2002 yılları için ayrı ayrı değerlendirilmiştir. İmplante edilen toplam kalıcı kalp pili sayısı 2000 yılında 1329 (35 merkez), 2001 yılında 1568 (39 merkez) ve 2002 yılında 890 (26 merkez) olarak saptanmıştır. İlk implantasyon oranları, yıllara göre sırasıyla %85.8, %83.7 ve %81.2 dir. İlk implantasyon yapılan hastaların 2000 yılında %51.2 si erkek %48.8'i kadın, 2001 yılında %53.7'si erkek %46.3'ü kadın, 2002 yılında ise %50.5'i erkek %49.5'i kadındır. Yazıyı Gönderen rasim yildirim
türkiye ıcd
Yazıyı Gönderen imaging
fuzzy_set
Yazdır |
Kaydet 
Bu makalede eigendecomposation metodu, uyarılmış potansiyellerin(EPs) kestirimi için sunuluyor.Uyarılmış potansiyellerin karakteristiğini hesaba katıp, Bu metod arzu edilen EP sinyali ve istenmeyen EEG sinyalinin herikisini içeren 2 gözlemi kullanır. Eğer arzu edilen ve istenmeyen işaret ilişkisiz-uncorrelated ve her bir gözlemin sinyal gürültü oranı (SNR) farklı ise, EEG’den EP sinyalini ayırmak için eigendecomposation metodunu kullanabiliriz. Görsel uyarılmış potansiyeller kestirildi ve bu metodla iyi sonuçlar elde edildi.
Görsel uyarılmış potansiyellerin eigen ayrıştırma yöntemiyle kestirimi
Yazıyı Gönderen medikal expert
Visual Evoked Potential Estimation by Eigendecomposition
Yazdır |
Kaydet